Jön Türklerin Siyasi Fikirleri 1895-1908

jöntürklerinsiyasifikirlerikitapŞerif Mardin tarafından kaleme alınan Jön Türklerin Siyasi Fikirleri 1895-1908 kitabının ilk baskısı 1964 yılında yapılmıştır. Kitabın 1983 ve 2012 yılları arasında 18 farklı baskısı yapılmış, en son Nisan 2014’te 19. baskısı yayımlanmıştır. Kitap ilk olarak Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından, 3. baskıdan itibaren ise İletişim Yayınları tarafından basılmıştır. Kitabın tüm baskıları İstanbul’da yapılmıştır.

KİTAP ÖZETİ

Kitap 9 ayrı bölüm üzerinde temellendirilerek, önsöz ve dizin kısımlarıyla birlikte kaleme alınmıştır.

“Bu monografimiz Osmanlı İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne katılanların 1895-1908 yılları arasında çıkardıkları gazete, periyodik ve risalelerde ve Cemiyetle yakın bağlar kurmuş olan diğer istibdat aleyhtarı kurullarının yayın organlarında beliren, toplum ve siyaset konularıyla ilgili fikri yapıtların incelenmesine ayrılmıştır.”(s.24)

sözleriyle yazar kitabın ana argümanlarına işaret etmiştir. Şerif Mardin, I. Bölümde kendi çalışmasına kadar olan yayınların azlığından şikayet etmiştir. Bu yayınların azlığını ise Jön Türklere bağlamıştır. Bu iddiasını

“… bizzat fikirlerinin yalınkatlığında aramak gerekir.”(s.24)

sözleriyle savunmuştur. Jön Türklerin hiçbirinin derin bir teori, özgün bir siyasi formül veya zihinleri devamlı olarak uğraştırmış bir ideoloji ortaya koyamamalarına dikkat çekmiştir. II. Bölümde I. Meşrutiyet’ten 1895’e kadar olan yaklaşık yirmi yılda ülkede beliren bazı çevrelerin, hürriyetçi akımların, sosyal ve fikri kökenleri üzerine genel bir bakış açısı sunmuştur. Yeni Osmanlı Cemiyeti’ne bağlı olanların ilk muhalif diye tanımlayabileceğimiz teşebbüslerine yer vermiştir. Daha sonra Jön Türklerin ileri gelenlerinin bu cemiyetlerden çıktığını ileri sürmüştür. III. Bölümde Mizancı Murat Bey’in hayatı ve siyasi fikirleri hakkında detaylı bilgiler sunulmuştur. Murat Bey’in diğer aydınlara göre daha muhafazakar ve Padişah’ın politikalarıyla uzlaşmaya daha sıcak bakan yanlarına vurgu yapılmıştır. Fakat Saray yönetimi tarafından itibar görmeyen Murat Bey’in Paris’e gidişi orada Ahmet Rıza Bey’le anlaşamayarak başka oluşumlar içine girişmesini bununda Jön Türklerin birlik oluşturmamasının en büyük örneklerinden biri olduğuna dikkat çekmiştir. IV. Bölümde Osmanlı Gazetesi’nin kuruluş aşamaları, gazetenin siyasi fikirleri ortaya konulmuştur. İshak Sükuti, Tunalı Hilmi, Abdullah Cevdet, Nuri Ahmet, Reşit, Halil Muvaffak, Akil ve Refik beyler gazeteyi çıkarmak için bir ilkeye karar vermişlerdir. Gazetenin çıkarılacağı haberi Saray’la yapılan anlaşmaya uymadığı bahanesiyle Saray tarafından protesto edilmiştir. Yine bu bölümde gazetenin diğer yıllardaki faaliyetleri hakkında bilgi verilmiştir. V. Bölümde Meşveret ve Ahmet Rıza Bey hakkında bilgiler verilmiştir. Meşveret, Jön Türklerin bir lider olarak medet umdukları ve her seferinde kısa süre sonra dışladıkları Ahmet Rıza Bey’in yönetiminde yayınlanmıştır. Ahmet Rıza Bey’in Osmanlıcılığa duyduğu inancı, kurduğu yayın ekibinde Rum Aristidi’ye, Lübnanlı Ganem’e ve Yahudi Albert Rua’ya yer vererek göstermiştir. Ahmet Rıza Bey’in pozitivist ve Saint-Simon ekolüne bağlı olduğu söylenmektedir. VI. Bölümde Jön Türklerin ekonomik ve psikolojik olarak zorda kaldıkları yeni yüzyılın hemen başında Abdullah Cevdet’in, kültürel sorunlara ağırlık vererek hazırlayacağı İçtihad ile topluluk içinde sıyrılmaya çalışması anlatılmıştır. VII. Bölümde Şura-yı Ümmet denilen muhalifler açısından önemli olan bir yayın organı anlatılmaktadır. Şerif Mardin’e göre Osmanlılık, kendini en net biçimde bu gazetede ifade etmektedir. VIII. Bölümde Prens Sabahattin’in fikirlerine, fikirlerini ortaya çıkaran unsurlara, fikirlerinin toplum açısından önemine dikkat çekilmiştir. Prens Sabahattin’in zaafları hakkında, neleri yanlış yaptığı, neleri doğru yaptığı hakkında vurgulamalar yapılmıştır. IX. ve son olan bu bölümde yazar kitap hakkında çıkarımlarda bulunmuştur.

DEĞERLENDİRME BÖLÜMÜ

Şerif Mardin’in “Jön Türklerin Siyasi Fikirleri 1895-1908” adlı bu eserinin dilinin oldukça ağır olduğunu söyleyebilirim. Fakat eserden genel hatlarıyla çıkarımlarda bulunmam gerektiğinde yalın bir sonuca varmam zor olmadı. Kitabın yansız ve objektif bir şekilde yazıldığına dair herhangi bir şüphe barındırmadım. Yazarın bu kitap konusundaki ince işçiliğine hak vermek gerekiyor. Kitap derinlemesine bir inceleme sunduğu için övgüyü hak ediyor. Kitapta Jön Türkler hareketine destek verenlerin fikirleri ayrıntılı bir şekilde analiz edilmiş. Ayrıca bu eser sayesinde Cumhuriyetin kurucu kadrolarının yetiştiği fikir ortamına kolayca ulaşmamız mümkün hale gelmekte.

Kitaptan Şerif Mardin’in önemli bir tahlilini aktarmak gerekiyor.

“Jön Türklerin hiçbiri derin bir teori, özgün bir siyasi formül veya zihinleri devamlı olarak uğraştırmış bir ideoloji ortaya koyamamıştır.” (s.24)

Bunlardan sadece kitabın son bölümlerinde anlatılan Prens Sabahattin’i ayırmamız gerekiyor. Yukardaki genellemeye Prens Sebahattin de dahil edilmiş olmasına karşın yazar ona ayrı bir yer ayırmıştır:

“Prens Sabahattin’in görüşlerinin gerçekten hayatımızın en derin köklerine dokunmuş olması ve bu bakımdan kendi kendini eleştirmeyi ancak yüzeysel bir anlamda anlayanları rahatsız etmiş olmasıdır. Gerçek şudur ki Prens Sebahattin, bazılarınca, toplum “tabu”larımıza dokunduğu için beğenilmemiştir.” (s.292)

Jön Türkler arasında bir nevi farklı fikirler benimseyenlerin bile, kitapta belli bir genellemeye tabi tutulmadığını, bu ayrımla ne denli farklı perspektifler sunulduğunu, irdeleyici ve yansız yaklaşımlar sergilendiğini görebiliriz.

1876-1895 arasında Türkiye’de beliren Hürriyetçi hareketlere dair bir girişle kitaba başlandığını söyleyebiliriz. Yeni Osmanlıların devam eden etkileri, Scalieri komiteleri (Ali Şefkati Bey’in İstikbal gazetesi, Sait ve Cemal Beylerin Sadakat’i, Hilmi Hakki Beyin Cüret’i ve Gencine-i Hayal ve Mürüvvet gibi gazeteler), Georgiades (Tevfik Nevzat’ın Hizmet’i, Refik Nevzat’ın Sosyalist’i), Selim Faris (Hürriyet) ve Halil Ganem (Türk-Suriye Islahat Komitesi) anlatılıyor. Bunun dışında Bulgaristan’daki faaliyetler (Tarla, Dikkat, Serbest Bulgaristan, İttifak, Sebat, Gayret, Muvazene, Kuvvet ve Tuna gibi gazeteler) ve Gaspıralı İsmail Beyin Kazan’da çıkardığı Tercüman’dan da bahsediliyor.  Tüm bunlar, anlatılmak istenenin ne kadar ayrıntılı analiz edildiğinin, ne denli farklı açılardan irdelendiğinin sadece bir yansıması olarak görülebilir.

Şerif Mardin bu monografisiyle düşünsel tarihimize önemli bir katkıda bulunmuştur. Tamamen tarafsız bir dille kaleme alınan kitapta Jön Türkler hareketi hem iyi analiz ediliyor hem de asıl söylemek istedikleri ortaya konuluyor. Kendi açımdan kitabı bir başyapıt olarak nitelendirebilirim.

Hakkında Muhammed Uzun

Muhammed Uzun
15 Şubat 1994 tarihinde Ağrı'da dünyaya geldi. İlk, orta ve lise öğrenimini Ağrı'da tamamladı. 2012-2013 eğitim-öğretim yılı içerisinde başladığı Dumlupınar Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünden 2016 yılında mezun oldu.

Bir Cevap Yazın